İSTANBUL - Dünyaca ünlü Zara, Levi's, Mango gibi markaların ürünlerinde tehlikeli kimyasallar olduğuna dair Greenpeace raporu sonrasında Türkiye tekstil terbiye sektöründe hummalı bir çalışma başladı. Zara, Türkiye'den alım yaptığı 50'ye yakın üreticiye denetim elemanları gönderip hangi kimyasalların kullanıldığına dair ayrıntılı rapor istedi. Zara'nın oluşturduğu denetim şirketi, terbiye sektörüne 'Bize üretim yapmak isteyen 99 maddeli bu kriterlere uyacak' dedi, üreticiler çalışanının yediği yemekten havalandırma sistemine ve kullandığı kimyasallara kadar pek çok aşamada ayrıntılı bir denetime tabi tutulmaya başladı.

 

'Türkiye'de üretiliyorsa kanserojen değil'

 

Ham kumaşın boyanıp kesime hazır hale getirilmesine kadar geçen süreci gerçekleştiren tekstil terbiye sektörü, merkezi İsviçre'de bulunan bir sertifika kuruluşu ile de denetim ve Eko-Teks sertifikası almak için bağlantı kurdu. Sektör, ayrıca Greenpeace ile de görüşüp  'Türkiye'de üretilen tekstil ürünleri çevreye ve insan sağlığına hiçbir zarar vermez' imajını tüm dünyaya yaymak için proje üzerine proje geliştiriyor. Hedef, 'Türkiye'de üretiliyorsa kanserojen değildir' dedirtip tekstilde Türkiye'ye sınıf atlatmak. 600 fabrika faaliyette handikap 'sertifikada' Tekstil terbiyesi, hazır giyim sektörünün kalbi, dinamosu durumunda.

 

Avrupa'daki kriz sonrasında Türk tekstil terbiyecilerinin en büyük rakibi olan İtalya büyük kan kaybetti, ülkede boyahane sayısı yok denecek seviyeye geriledi. Bu tekstil sanayicilerinin önündeki en önemli handikap ise tüm dünyada artan çevre bilincini karşılayacak şekilde üretimlerinin belirli standartlara uyduğunu kanıtlayamamaları. Kasım ayı sonunda çevre örgütü Greenpeace'in yayımladığı global çapta bir rapor, Zara, Levi's, Mango gibi markaların  ürünlerinde tehlikeli kimyasallar olduğunu ortaya koymuş, bu rapor sektörde önemli bir yansıma yaratmıştı.

Türkiye'den tekstil alımının yaklaşık yüzde 8'ini yapan İspanyol dev bu haber sonrası alım yaptığı her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de denetimlere başladı.

 

Son iki ayda Zara, Türkiye'den alım yaptığı 50 üreticiye denetim  elemanlarını yolladı. Tüm üretim aşamalarını tek tek denetleyen İspanyol dev, belirlediği standartlara uymayan üreticilerden alımı kesecek. Bu yolda Türkiye'de Zara için üretim yapan 50 firma bundan sonra hangi aşamada hangi boyayı kullandığının kaydını tutacak ve bu kayıtları saklamakla yükümlü olacak. Kendi şirketinin de denetlenen bu firmalardan biri olduğunu söyleyen Türkiye Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD)  Başkanı Vehbi Canpolat, "Çok titiz bir denetim başlatıldı. Hangi partide hangi aşamada hangi boya, hangi kimyasal kullanılıyor bundan sonra kaydını tutacağız. İstedikleri zaman bunu gönderebilir noktaya gelmek için tüm sektör yeniden yapılanıyor. Bundan sonrası için Türk tekstil sektörünü ayakta tutacak olan terbiye sanayicilerinin tüm dünyada 'çevreye ve insan sağlığına saygılı' imajı kazanmasıdır. Bunun için elimizden geleni yapacağız" dedi.

 

İsviçreli bir sertifika kuruluşu ile görüşüyor

 

Tekstil terbiyecileri Zara'nın başlattığı denetimleri karşılamak için çalışma başlatınca TTTSD de bu çabayı bir adım ileriye taşıyarak sektörün sertifikalandırılması için girişim başlatmış. Canpolat, merkezi İsviçre'de olan bir bağımsız sertifika kuruluşu ile görüşme halinde olduklarını, tüm sektörü denetleyerek Eko-Teks sertifikalandırması üzerine çalışma yaptıklarını söyledi. Tekstil sektörünün Türkiye'de güçlenerek kalması, sektörün global Türk markaları çıkarması için dünya genelindeki çevre ve insan sağlığı hassasiyetine uygun bir stratejinin şart olduğunu anlatan Canpolat, "Global anlamda 'Bu tekstil ürünü Türkiye'de üretildiyse çevreye ve insan sağlığına zararlı değildir' imajı yaratabilirsek 130 milyar dolarlık 2013 hedefini rahatlıkla aşarız" dedi. Tekstil terbiye sektörü şimdi bu imajı yaratabilmek için Greenpeace ile de ortak bir çalışmanın planını yapıyor. Bu da gerçekleşirse özellikle tüm dünyada kanserojen tekstil boyaları ile ilgili artan rahatsızlık Türkiye açısından bertaraf edilerek, en önemli Uzakdoğulu rakiplere karşı da ciddi bir üstünlük sağlanmış olacak.

 

'Ülkenizde kumaş üretimi yoksa hızlı modayı ıskalarsınız'

 

Artık global alıcıların 3 hafta içinde mal istediğini belirten TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, "Bu trende uyabilmeniz için kumaş üretiminin içeride olması gerekiyor. Sizin ülkenizde kumaş üretimi yoksa, tekstil terbiyesi yoksa tekstilde artık rekabet edemezsiniz. Bu olmazsa Türkiye tekstlide büyüyemez" dedi. Sektörde know-how gerektiren en önemli sürecin tekstil terbiyesi olduğunu anlatan Canpolat, buaşamada çevreye ve insana saygılı bir üretimin sertifikalandırılması ile sektörde karsızlık sıkıntısının aşılarak sınıf atlanacağını belirtti.

 

Trakya'da büyük dönüşüm hızla ilerliyor

 

Tekstilin geleceğini kurtaracak projelerden biri de Trakya'da kurulan ıslah organize sanayi bölgeleri... Proje ile ilgili yasal düzenlemelerin hızla yapıldığını anlatan Canpolat, bölgede hiçbir fabrika kapanmadan Ergene'nin kurtarılması için gerekli ortak arıtma bölgesi ile ilgili çalışmanın da sürdüğünü söyledi. İhalelerin tüm hızıyla ilerlediğini anlatan Canpolat, çevreyi ve tekstilin geleceğini kurtaracak projenin birkaç yıl içinde tamamlanmasını beklediğini belirtti. Başbakan Erdoğan'ın projeyi çok yakından takip ettiğini anlatan Canpolat, Türkiye sanayiinin bu proje ile çevre konusunda önemli bir dönüşüm sağlamış olacağını vurguladı.

E-BÜlten Aboneliği
Haberlerden ve duyurularımızdan haberdar olmak için lütfen kayıt olun.